Çin Dışişleri Bakanlığı: ABD dünyanın en büyük nükleer tehdidi
Washington'un Çin'in nükleer tehdidini azaltması gerektiÄŸi yönündeki son iddiasına karşılık Pekin, Amerika'nın kendisinin dünyanın en büyük nükleer tehdidi olduÄŸunu söyledi.
Çin DışiÅŸleri Bakanlığı, Washington'un Çin'in nükleer cephaneliÄŸine yönelik suçlamalarının, kendi cephaneliÄŸini geliÅŸtirmeye devam etmek için sadece bir "bahane" olduÄŸunu söyledi.
"Amerika BirleÅŸik Devletleri dünyadaki en büyük nükleer tehdit kaynağıdır. Nükleer politikasını dikkatlice yeniden düÅŸünmeli, silahsızlanma konusundaki özel ve birincil görevini özenle yerine getirmeli, böylece nükleer silahların ulusal güvenlik politikasındaki rolünü azaltmalı ve nükleer riskleri azaltmak için anlamlı pratik önlemler almalıdır." DışiÅŸleri Bakanlığı sözcüsü Mao Ning 2 Mart Cuma günü bir basın toplantısı düzenledi.
Sözcü, ABD'li yetkililerin Pekin'in silah programının kontrol altına alınması gerektiÄŸini açıklamasının ardından Washington'u diÄŸer ülkeler üzerinde "askeri hegemonya" kurmaya çalışmakla suçladı.
Çinli diplomat sözlerini Cuma günü bir basın brifinginde ve ABD BaÅŸkanı Joe Biden'ın üst düzey bir güvenlik danışmanının Beyaz Saray'ın Çin'in nükleer tehdidini azaltmaya yatırım yapması gerektiÄŸini söylemesinin ardından dile getirdi.
Çin'in sözde nükleer tehdidine iliÅŸkin spekülasyonların ABD'nin kendi nükleer cephaneliÄŸini geniÅŸletmesi için bir bahane olduÄŸunu söyledi.
Wall Street Journal'ın Åžubat ayı başında ABD Stratejik Komutanlığı'na dayandırarak verdiÄŸi habere göre Çin, ABD'den daha fazla kara konuÅŸlu ICBM fırlatıcısına sahip. Bazı ABD'li milletvekilleri Çin ve Rusya'ya karşı koymak için ülkenin nükleer kapasitesinin arttırılması çaÄŸrısında bulundu.
Mao Ning, "Çin, Washington'un tam tersine ihtiyatlı ve sorumlu bir nükleer politika sürdürmüÅŸtür" dedi.
Cuma günü erken saatlerde Yeni Delhi'de yapılan Dörtlü Güvenlik DiyaloÄŸu (Quadrilateral Security Dialogue) üyeleri ABD, Japonya, Avustralya ve Hindistan DışiÅŸleri Bakanları toplantısının ardından yetkililer nükleer silahların "kullanımı ya da kullanım tehdidinin" kabul edilemez olduÄŸunu belirten bir açıklama yayınladı. "Metinde Pekin açıkça hedef alınmamış olsa da, Asya NATO'su olarak da adlandırılan QUAD grubu, Hint-Pasifik bölgesinde Çin'den geldiÄŸi iddia edilen tehditleri defalarca ele almıştır.
"QUAD konusundaki tutumumuzu çeÅŸitli vesilelerle ifade ettik. Devletler arası iÅŸbirliÄŸinin bölgesel "dışlama" ittifakları yaratmak yerine barış ve kalkınma eÄŸilimiyle tutarlı olması gerektiÄŸine inanıyoruz" diyen Mao, AUKUS askeri paktı kapsamında ABD'den Avustralya'ya yapılacak nükleer teknoloji transferine dikkat çekti.
"ABD ayrıca geniÅŸletilmiÅŸ caydırıcılığı güçlendirerek ve [Avustralya ile] nükleer denizaltı iÅŸbirliÄŸi yaparak SoÄŸuk SavaÅŸ dönemini anımsatan küçük bloklar inÅŸa etti" dedi.
İngiltere'nin de dahil olduÄŸu üçlü AUKUS anlaÅŸmasında atılacak diÄŸer adımların bu ay içinde açıklanması beklenirken, yetkililer nükleer tahrik teknolojisinin Washington'dan Canberra'ya "sorunsuz bir ÅŸekilde" aktarılmasını umuyor. Pekin daha önce, Avustralya'nın hassas teknoloji için kendi yerel kabiliyetine sahip olmadığı göz önüne alındığında, anlaÅŸmayı dünya çapında "nükleer yayılmayı" ilerlettiÄŸi için eleÅŸtirmiÅŸti.








