ABD’nin Küba’ya uyguladığı abluka, BM’nin Küba’ya gıda yardımının dağıtılmasını engelliyor
ABD’nin Küba’ya uyguladığı abluka, bugün temel ihtiyaç maddeleri ve yakıtın deniz yoluyla nakliyesinin durdurulmasının ardından, adaya yönelik BirleÅŸmiÅŸ Milletler insani yardımının ulaÅŸtırılmasını engelliyor.
Dünya Gıda Programı (WFP), Mariel ve Santiago de Cuba limanlarında 11.000 ton gıda maddesinin mahsur kaldığını bildirdi.
Kurumun iç depolarında da 8.000 ton gıda maddesi bulunuyor; ancak ABD’nin uyguladığı kısıtlamaların yol açtığı yakıt kıtlığı nedeniyle bu gıda maddelerinin dağıtımı son derece zorlu bir hal almaktadır.
UNICEF ve UNDP gibi diÄŸer uluslararası kuruluÅŸlar da Küba limanlarında onlarca konteynerin mahsur kaldığını bildiriyor.
29 Ocak’ta ilan edilen ham petrol sevkiyatlarına yönelik ambargo, yaklaşık altı ay boyunca enerji yüklerinin giriÅŸini tek bir Rus gemisiyle sınırladı ve böylece dağıtım için gerekli olan beÅŸ milyon litre dizelin temin edilmesini engelledi.
Krize yanıt olarak, BirleÅŸmiÅŸ Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA), yakıtın yalnızca sosyal amaçlarla kullanıldığını teyit etmek üzere ABD heyetine bir yakıt izleme planı sundu. Beyaz Saray, son beÅŸ haftadır bu konuda tamamen sessiz kalarak, bu Karayip ülkesinin acil gıda ihtiyaçlarını görmezden gelmekte.
1 Mayıs'ta yayınlanan ve ada ile ticaret yapan yabancı ÅŸirketlere yaptırım uygulayan ABD baÅŸkanlık kararnamesinin ardından durum daha da kötüleÅŸti.
Mali yaptırım tehdidi altında kalan Avrupalı denizcilik ÅŸirketleri CMA CGM (Fransa) ve Hapag-Lloyd (Almanya), faaliyetlerini askıya aldı ve böylece yurtdışından satın alınmış binlerce ton tahılın nakliyesini durdurdu.
Kasıtlı olarak yaratılan hoşnutsuzluk
Bir dizi baÅŸkanlık kararnamesiyle daha da sertleÅŸen Washington’un düÅŸmanca politikası, Küba halkının temel hijyen ürünlerine eriÅŸimini kısıtlıyor ve saÄŸlık ve eÄŸitim gibi kilit sektörleri felç ederek kasıtlı olarak hoÅŸnutsuzluk yaratıyor.
Küba Devlet BaÅŸkanı Miguel Díaz-Canel, mevcut durumu, dış ticareti ve yatırımları kısıtlayan 243 baskıcı önlem ve kararname yoluyla ekonomiyi boÄŸmak ve halkı sıkıntıya sokmak amacıyla hazırlanmış bir planın sonucu olarak nitelendirdi.
Bu karmaşık durum karşısında Díaz-Canel, hükümetinin eÅŸitler arası diyaloÄŸu sürdürme kararlılığını yineledi. “Direnmeye ve inÅŸa etmeye devam edeceÄŸiz; bu büyük zorlukları kendi çabalarımızla aÅŸmanın bize düÅŸtüÄŸüne, bir ulus olarak birleÅŸmiÅŸ ve en zorlu zorlukların üstesinden gelmeye kararlı olduÄŸumuza her zamankinden daha fazla inanıyoruz” diye ekledi.
Kaynak: teleSUR – Cubadebate – Dogan Presse Agences








